Efendim kim alır bu seçimi sorusu,
Çekilebilir bir çile durumundan çıktı..
Sen ne diyorsun?
Sorusuna Koçal alır cevabı sohbeti en az 10 dakika uzatır ki
Tuvalet,yemek,çay-çorba molasını sana vermez karşında ki,
Cevabını da beğenmez..
Vefa alır abi..bir tık kaldı alır dersen de,
Fatih caddesi başında başlayan siyasi hayat,
Tigem civarında Muharrem İnce’nin takım elbisesi,
Özcan Özel’in ayakkabısı,Elmalık….
İl başkanlığı için düşünülen hülle’ye varır..
Vay efendim..Koçal’ın listesinde AKP’li ler varmış..
Aman beyim,AKP listesinde Ak Partili yokmuş…
Gözüm,Koçal öyle bir liste hazırlamış ki zaten,listenin alayı
‘eller havaya’ durumunda teslim olmuşlar..Kimi özürlüleri kullanmış pazarlamış,kimi de şehitleri kullanmış..
Hal böyle olunca insanın gönlünden geçen değil de geçmeyenin kazanmasını bile düşünebiliyor insan..
Bilirim ‘eşek’ tek ‘ş’ ile yazılır ama;
Eşşşşşeeeek mi bu kadar insan?
Bu neyin beklentisi ki?
Hizmet?
Rant?
Tokat?
Öpücük?
Ahan da dinleyin;
Zamanın birinde Yalova çayırlarında otlayan 2 arkadaş ‘eşşşek’ varmış..
Biri zengin köylünün ‘eşşeği’ diğeri de,gariban köylünün ‘eşşeği’..
Bunlar hava güzel olunca çayıra-bayıra yayılırmış..
Otlama-anırma-koşturmaca falan sohbet ederlermiş..
Zengin ‘eşşşek’ gariban ‘eşşşek’ arkadaşını durumuna üzülür durumuş..
Zenginin ‘eşşeği’ garibanın eşşşeğine ;
-Birader senin durumun içler acısı,üzülüyorum senin durumuna..
Hem hastasın,hem de oduna taşıyorsun,yara bere içinde üstüne bir de açsın..
Ne olacak bu durum?Gel seni bizim çiftliğe alalım..ye,iç..keyif yap ..
Kurtarayım seni der dururmuş..
Garibanın eşeği ise bu teklifi reddeder ve dostum teşekkür ederim ama benim bir BEKLENTİM var..Yoksa bu teklifi geri çevirmem dermiş..
Gel zaman git zaman..Zenginin ‘eşşeği’ her çayır-bayır günü teklifini tekrarlar,Gariban ‘eşşek’ dostunu kendi çiftliğine davet edermiş..
Garibanın eşşşeğide –Olmaz benim bir BEKLENTİM var..dur bakalım hele..der geçiştirirmiş..
Aradan uzunca bir zaman geçmiş..Bir gece zenginin ‘eşşeği’ ahırında uzanmış,yemeğini yemiş kestiriyormuş..
Ahırın kapısı tepilmiş…Zenginin ‘eşşeği’ kapıyı açmış bakmış ki arkadaşı garibanın ‘eşşeği’..
Garibanın ‘eşşeği’ bitkin ve perişan içeri girmiş..
-Dostum hala teklifin geçerli mi?Ben artık bu zengin çiftlikte yaşamak istiyorum demiş..
Zenginin ‘eşşeği’ ise
-Elbette dostum gel hele..azcık yemek ye..su iç..kendine gel..konuşalım demiş..
O nedenle kabul etmedim bunca yol senin teklifini..
Olay aslında şu şekilde oldu birader;
Garibanın ‘eşşeği’ başlamış işin aslını anlatmaya;
-Yav benim sahibim ve karısının yatak odası benim ahırım tam üzerinde..
Bir gece kavga gürültü koptu,bunlar birbirine girdi..Evin hanımı benim sahibim olan adama çığlık çığlığa bağırırken duydum,
-Ulan adam,sana vardığıma bin pişmanım,keşke seni koca diye alacağıma şu ahırda ki ‘ eşşşeğe’ varaydım da onunla evleneydim..
Bıktım senden..diye haykırıyordu..
Ben de tüm açlığa,çalışmaya ve rezalete rağmen acaba olur mu o adamdan boşanır da benimle evlenir mi diye bir BEKLENTİ içindeydim..
Zenginin ‘eşşeği’ Eeeee demiş sonra ne oldu da bugün buradasın?
Garibanın ‘eşşeği’ devam etmiş..
-Sorma dostum bu akşam yine kapıştı bizimkiler…
Kavga kıyamet..ortalık savaş yeri gibi evde..Ben de ahırımdan tüm konuşmaları dinledim..
Bu sefer ki tam bir kabus..
Evin erkeği coştu bu sefer..İlla karısını öpecek..kadında öptürmüyor..
Adam kapıyı vurdu çıkarken de karısına bağırdı..
Senin gibi karı olmaz olsun…Sende kadınmısın..Seni kadın diye alacağıma keşke şu ahırda ki uyuz ‘eşşşeği’ alaydım..O senden daha çok beni sever…Hem öperdi hem de severdi..
Diye bağırırken duyduklarıma inanamadım korkuyla sana dört nala koştum der..
Siyasetten ‘hizmet’ haricinde ‘BEKLENTİSİ’ olan
En iyi çay bahçesini ben kaparım..En iyi inşaat malzemelerini ben çakarım,tüm sigortaları ben yaparım,Yabeltaşa müdür olurum,sahilde bir büfe kaptım mı…falan büyük siyasetçilere;
Aman diyeyim…
Çok BEKLENTİ içine girmeyin..
Burası YALOVA…


