TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 217.276
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 11.937
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 203
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 10.125
Uncategorized

YETKİLİ KURUMLAR SUS PUS!!!!!

  Son zamanlarda vatandaşların şikayetleri ve mağduriyetleri sebebiyle yaptığımız haberlere duyarsız kalan neredeyse sesleri solukları çıkmayan İLGİLİ VE YETKİLİ KURUMLARA bir GERÇEK HABER daha.. Sitemiz ve gazetemizde yayınlanan ANNE KARNINDAN MEZARA ve..

YETKİLİ KURUMLAR SUS PUS!!!!!

  Son zamanlarda vatandaşların şikayetleri ve mağduriyetleri sebebiyle yaptığımız haberlere duyarsız kalan neredeyse sesleri solukları çıkmayan İLGİLİ VE YETKİLİ KURUMLARA bir GERÇEK HABER daha.. Sitemiz ve gazetemizde yayınlanan ANNE KARNINDAN MEZARA ve ACILI AİLELERDEN MÜTHİŞ İDDİALAR başlıklı haberler sonucunda bir çok vatandaş gazetemize gelerek ellerindeki şikayet dilekçelerine ve mağduriyetlerine muhatap bulamamaktan yakınmışlardı.Yalova’da Uzmanlar Özel Hastanesi’nde ki FATURA KRİZİ’ne bir yenisi daha eklendi.Hem sahibi olduğu haber portalından hemde kendi köşesinden bu konuda aynı kaderi paylaşan tüm mağdurlara seslendi ve yaşadıklarının,yazdıklarının yaptığımız habere destek olması ve İHBAR kabul edilmesini istedi. Alper Rodorlu’nun kaleminden başına gelenler; Bir önceki yazımda mizahi dille, ameliyatımı ve neler yaşadığımı anlatmıştım. Şimdi yeni biraz daha kişisel bir yazı ve yapılan bir ayıbı sizinle paylaşmak istedim ki, yarın öbür gün siz de aptal yerine konmayın, kandırılmayın. Benim safra kesemde taş olduğunun tespitinin mazisi neredeyse 4-5 yıllık bir süreç. Ama ameliyat sürecini uzunca bir zamandır erteliyordum. En sonunda, 5-6 ay önce yaptırdığım kontrollerde, artık cerrahi müdahalenin kaçınılmaz olduğu ortaya çıktı ve fazla vakit kaybetmeden safra kesemi aldırmam gerekiyordu. İstanbul’da yaşadığım için uzun süre İstanbul’da bu operasyonu yaptırtmak için çeşitli hastaneleri dolaştım. Ancak kilolu olduğum ve safra kesem karaciğerime çok yapışık olduğu için ameliyatım biraz zorlu geçecekti. Araştırmalarım sonucunda, Uzmanlar Özel Yalova Hastanesinde çalışan, başarılı bir genel cerrah olan doktorumun ismine ulaştım. Kendisiyle görüştüm, bana operasyonun gerçekten zorlu olacağını, nasıl müdahale edeceğini ayrıntılı olarak anlattı. Görüşmüş olduğum doktorlar arasında bana, en fazla güven veren kendisi olduğu için ve hakkındaki olumlu referanslardan dolayı, kendisine ameliyat olmaya karar verdim. Bunları konuştuktan sonra bu operasyonun maliyetinin ne olacağını sorduğumda, kendisinin parasal konularla ilgilenmediğini, onun için muhasebe ile görüşmem gerektiğini söyledi. Muhasebe ile görüştüğümde bana fiyatı belirttiler. Ben de verilen fiyata, faturanın da dahil olup olmadığını sordum. Bunu özellikle sordum, çünkü Yalova’da ki özel hastanelerin fatura kesmekle ilgili ciddi problem çıkarttıkları ve fatura vermek istemedikleri söylenmişti bana. Sorduğum soruya karşılık, verdikleri cevap ise; fiyata her şeyin, yani KDV’nin de dahil olduğu, faturanın da verileceği söylendi. Daha sonra yapmış olduğum araştırmalar sonrasında, aslında bu operasyon için benden, diğer hastalara göre daha fazla ücret istendiğini bunun sebebinin de, ameliyatımın diğer kişilere göre daha zorlu olduğu için bu farkın ortaya çıktığını öğrendim ve bunu da bilerek ve isteyerek kabul ettim. Sonuçta, geçen hafta ameliyatım başarılı şekilde tamamlandı. Hastanede kaldığım süre boyunca, doktorumun, hemşirelerin, hasta bakıcıların hizmetlerinden oldukça memnun oldum. Hiçbir şikayetim olmadı. Gerçekten güzel bir sağlık hizmeti almıştım. Gerçi hastanede kaldığım süre boyunca, üst katımızda inşaat yapılıyor olmasından dolayı gece 12’ye kadar “Daaan daaaan” balyoz sesleri ve pencerenin hemen dibinde çalışan vincin sesi ve egzoz dumanıyla mücadele etmek zorunda kalsam da, 2. günün akşamında, şikayetimi dile getirdiğimde, beni ve aynı kattaki diğer hastaları başka bir servise aldılar ve o zulümden kurtuldum. Ama tabi önemli olan aslında biz şikayet etmeden, bunu kendilerinin öngörüp gerekli çözümü sunmalarıydı. Yani sağlık hizmetleri anlamında 10 üzerinden 10 verilebilirken, idari yönetim anlamında ancak 10 üzerinden 5 verilebilirdi. Tabi sadece o ana kadar. Artık hastaneden çıkma zamanıydı. Ücreti ödeyecektik. Kredi kartıyla ödemek istedik, önce hayır, sonra evet, sonra tekrar hayır dendi. Israrla kredi kartıyla ödeme yapmamız kabul edilmeyince, biz de nakit ödeme karşılığında fatura vereceksiniz değil mi diye sorduğumuzda, tabi ki cevabı aldık. Bu cevabı aldık ama meğerse öyle değilmiş. Çıkışım pazar gününe denk geldiği için, ücreti öderken, faturayı kesecek yetkililerin hastanede bulunmadığı, hafta içerisinde faturayı alabileceğim belirtildi, biz de saf saf buna inanarak ödemeyi yaptık ve elimize tutuşturulan “X TL ödeme alınmış” yazısı ve üzerine vurulan damga ile evimizin yolunu tuttuk. Hafta içi ameliyat sonrası kontrolümü yaptırtmak için tekrar ameliyat olduğum hastaneye yani Özel Uzmanlar Yalova Hastanesine gittim. Doktor kontrolümü tamamladıktan sonra muhasebe servisine giderek, durumu anlattım ve pazar günü, X TL ödeme alınmıştır kağıdını uzatarak faturamı talep ettim. Bu talebim, suratının almış olduğu halden anladığım kadarıyla, muhasebedeki arkadaşın pek hoşuna gitmedi ve “bir dakika” diyerek beni bekletmeye başladı. Birkaç telefon görüşmesinden sonra “Sizi biraz bekleteceğiz, buyurun oturun” dendi ve ben de kuzu kuzu beklemeye başladım. Biraz sonra telefon geldiğinde, muhasebedeki görevli kişi “Doktor bey (ameliyatımı gerçekleştiren doktorum) sizinle görüşmek istiyor, lütfen buyurun, yanına gidelim” dendi. O sırada nedense basiretim bağlandı ve görevlinin peşine takılarak, biraz evvel odasından çıktığım doktorumun yanındaydım. Anlaşılan, fatura istememem için hatırlı biri araya sokulacaktı. Odaya girdiğim an aslında pişman oldum çünkü ben o saate kadar, parasal konularla ilgili doktorum ile hiçbir şekilde muhatap olmamıştım. Ama şu an metazori bir şekilde bu konuyu, beni sağlığıma kavuşturduğu için hem saygı, hem de minnet duyduğum doktorumla konuşmak zorunda bırakılmıştım. Doktorun yüzüne baktığımda, içinde bulunduğu durumdan kendisi de oldukça rahatsızdı belli ki. Kendisi sıkılarak da olsa, beni ikna etmek için cümlelerini ardı arkasına kurmaya başladı. Ben sözünü keserek; “Doktor bey, bakın ben bu konuyla ilgili şuan sizinle bunları konuşmaktan oldukça rahatsızım. Ben neden sizinle bu konu için muhatap ediliyorum” dedim. Kendisi de böyle bir konuşmadan rahatsız olduğunu, isterse, ödemiş olduğum miktarın yarısı kadar faturanın bana verilebileceğini iletti. Ben de kendisine, benim amacım yarısını, üçte birini filan almak değil, bana verilen sözün peşinde olduğumu söyledim. Gerçekten de öyleydi. Bana o an deseydi ki, Alpercim, senin ameliyat beklediğimden de zor geçti, sen şu kadar daha ekstra ödeme yap dese, kendisine saygımdan ve harcamış olduğu emekten dolayı sesim çıkmaz, lafını bile etmeden öderdim (Bu son cümle tabi ki sadece bir örnek, yanlış anlaşılma olmasın, doktorun öyle bir talebi olmadı, sadece kendisi hakkındaki düşüncemi belirtmek için böyle bir örnek verdim). Ama benim asıl bozulduğum nokta, hastane yönetiminin hem beni, hem doktoru zor durumda bırakmasıydı. Hem bana verilen sözü yerine getirmiyorlar, hem doktoru işi olmayan bir konuyu çözüme kavuşturması için zorluyorlardı. Sonuçta, teklif edilen tutardaki (Normal bedelin yarısı) faturayı kabul etmeyeceğimi ve böyle bir konuşma yapmaktan çok büyük rahatsızlık duyduğumu tekrar belirterek, yanından ayrıldım. Hastanenin halkla ilişkiler müdürü hanımefendiye duruma aktardım, kendisi de, evet yanlış uygulama yapılmış, sizin hastane idaresinden biriyle görüşmeniz gerekiyordu cevabımı aldıktan sonra, baktım ki, yanlış hala yanlışla savunuluyor. Daha fazla konuşmamı sürdürmeden teşekkür ederek oradan ayrıldım. Sonuçta hastanenin sadece sağlık hizmeti konusunda değil, gerektiğinde, hastalarını rahatlıkla “Aptal” yerine koymakta da “Uzman” olduklarını, tecrübeyle öğrendim. Yolda yürürken de düşündüm. Nazım Hikmet’in, Abidin Dino’ya sorduğu “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin” dediği gibi, kendi kendime sordum, “Sen aptal yerine koyulmanın anlamını bilir misin Abidin?”. Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda da epey düşündüm. Çünkü özellikle doktoruma herhangi bir zarar vermekten çekindim. Veya hastanede kaldığım süre boyunca, tüm görevlerini eksiksiz yerine getiren hemşirelerin ve hasta bakıcıların hakkını yemiş olur muyum sorusunu sordum kendi kendime. Ama uzun bir düşünce sürecinden sonra, bu yaşadığım tecrübeyi yazmaya karar verdim. Çünkü benzer fatura şikayetlerinin, Gazete Atakent (www.gazeteatakent.com) sitesinde haber yapıldığını ve benim gibi bir sürü şikayetçinin olduğunu gördüm. Bu yazımı da bir anlamda o habere destek olması için ve yetkili mercilerin bu yazımı ihbar olarak kabul etmesi için yazıyorum. Yalova Uzmanlar Özel hastanesi, hastalarına, yapılan ödeme karşılığında fatura vermemek için her türlü cambazlığı yapmaktadır ve dolayısıyla vergi kaçırmaktadır. Ödeme öncesi hastalarına fatura vereceğiz diyip, kandırmaktadır, daha sonrada, ya hiç fatura vermemekte ya da ödenen bedelin yarısı kadar fatura kesmeyi teklif etmektedir. Hastane sahip veya sahiplerinin, bu fütursuzluğu yapma güçlerini kimden aldıklarını ve daha ne kadar sürdüreceklerini merak ediyorum. Bu konuyla ilgili şikayeti olan kişilerinde, bizimle irtibat kurmalarını ve bu durumun takipçisi olacağımızı da, belirtiyorum. Söz şimdi, hastane yetkilileri ve bu konuda görevli olan bürokratlarda.. www.yalovamiz.com

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL