TAŞ OCAKLARI BÜYÜK DERT

Yalova Platformunun  düzenlediği “Yalova’da Orman Tahribatı ve Taşocakları” konulu konferans Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Konferansa konuşmacı olarak Prof. Dr. Doğan Kantarcı katıldı. Yalova Platformu Dönem Sözcüsü Safiye Yüksel’in açış konuşmasıyla başlayan Konferans da, Yalova’nın, % 59’unun orman olduğunu hatırlatan Yalova Platformu Dönem Sözcüsü Av.Safiye Yüksel, Yalova’nın Üç büyük sanayi kentinin ortasında, yeşil bir vadi olduğunu Yalova’nın Endemik türleri ve ağaç çeşitleriyle önemli bir doğal ormana sahip olduğunu vurguladı. Son yıllarda yaşanan olumsuz gelişmelerle orman varlığının tehdit altında olduğunu vurgulayan Yüksel, konferansın bu olumsuzluğa dikkat cekmek için gerçekleştiğini söyledi. Daha sonra söz alan Prof. Dr. Doğan Kantarcı, son dönemlerde açılan taş ocaklarının sayılarının giderek arttığını ve doğal doku ile ormanlık alanlarının yok olduğunu söyledi. ‘Taşocakları bütün Türkiye’nin başında bir dert’..Daha sonra katılımcılarla bilgi paylaşımında bulunan Prof. Dr. Kantarcı, “Bu olay sadece Yalova’nın başında değil, bütün Türkiye’nin başında bir dert. Olmasın mı; olsun. Daha önceden yok muydu, vardı. Ben Çorlu’da küçüklüğümde taşocağında balyozcuydum, yani eski bir taşocakçıyım. Ama bu konuda ipin ucu biraz kaçtı. Antalya’da taşocağına izin verirken koordinatlarına bakmadıkları için Fransız tatil köyünün üstüne de bir taşocağı izni vermişlerdi; Kemer’de. Böyle kepazeliklerle de karşı karşıyayız. Çapı 10 mikrondan ufak olan tanecikler 600-700 metrede çökmez, ancak rüzgarla bir dağın yamacına gelir takılır. Bizim karşımızda maalesef akı kara diye gösteren değerlendirmeler ve gözünü para bürümüş bir takım çalışmalar var. Taşocağına, malzemeye ihtiyacımız var; ama böylesine değil” dedi. Yalova, Karamürsel aslında bir sayfiye yeridir’..Kantarcı, “Yalova’nın arkasında kalan kısım kireçtaşlarıyla kaplı bir bölüm. Yarımadada farklı iklimler var. Dar bir yarımada olduğu için çok fazla örselememek, hırpalamamak lazım. Çünkü siz burada bahçe sulaması ile tarım yapıyorsunuz. Rüzgarlar karşıdan geliyor, kuzey rüzgarlarıyla Yalova’nın tepelik arazilerine yaslanıyor. Körfezin kuzeyi güneye bakan bir arazi. Bu arazi güneyden çok fazla güneşlendiği için sıcak. Yalova, Karamürsel aslında bir sayfiye yeridir. Biz burasını yaşanmaz hale getiriyoruz” dedi. ‘Armutlu yarımadasını yaşanmaz hale mi getireceğiz?’..Kantarcı, “Yalova’daki şu 3-5 yılda bir tekrar eden o sağanak yağışlar vadileri, dereleri bu hale getirirse çok mu seviniriz, çok mu iyi olur? Yalova’daki dapdaracık Armutlu yarımadasını yaşanmaz hale mi getireceğiz? Orman, ürettiği orman hammaddesinden çok daha önemlisi su üretir. Orman, içtiğimiz suyu üretir. Eğer siz yaralarsanız ormanı, orman içine böyle bir kesit açarsanız, bu kesitten aşağıdaki kesitlere, kuyulara, kaynaklara inen su ya azalır ya yok olur; birleşik kaplar gibi bundan vazgeçemeyiz” diye konuştu.Konferans soru-cevap şeklinde devam etti. Dinleyecilere taş Ocaklarının doğaya yarattığı tahribatı örneklerle anlatan Kantarcı, konferansın ardından izleyecilerin sorularını da yanıtladı.

Exit mobile version