Baro Başkanı Av. Cevdet Bekler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bir açıklama yaptı. Açıklamada: “8 Mart 1857 ‘de Amerika’da dokuma işçilerinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle greve gidip polisin işçileri fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında ölen kadın işçilerin mücadelesinin üzerinden 157 yıl geçmesine rağmen işgücüne katılım ve eşit işe eşit ücret konularında kadın erkek eşitliği dünyada ve ülkemizde sağlanabilmiş değil. Türkiye İstatistik Kurumu’nun İstatistiklerle Kadın, 2013 Raporuna göre ülkemizde işgücüne katılımda kadınların oranı erkeklerin oranının üçte biri ,üst düzey kadın yönetici, oranı ise sadece % 9,3 , ücretsiz aile işçisi oranlarına gelindiğinde ise kadınlar büyük ara önde . Kadına yönelik şiddet , töre cinayetleri , kız çocuklarının evlilik adı altında cinsel istismarı , kürtaja yönelik kamu görevlilerince çıkartılan fiili engellemeler ülkemizde geçtiğimiz bir yıl içinde öne çıkan kadın ve insan hakları sorunları olmuştur. Kadınlarımız evde ,sokak ortasında,kamusal alanlarda eşleri ,eski eşleri , erkek yakınları tarafından öldürülmeye devam ederken siyasi iktidar ise bu erkek terörü karşısında çaresiz kalmış görüntüsü vermektedir. Şiddet mağduru kadınlar için olumlu adımlar atılmaya başlandıysa da bu çalışmalar yeterlilikten uzak kalmıştır.Hala yeterince kadın sığınma evi yok , var olanlar da kiralık binalarda kapasitelerinin üzerinde hizmet vermeye çalışıyor. Yeni Aile ve Sosyal Politikalar bakanımız çocuk nikahlarını “masumane ” görüyor.Siirt’in Pervari ilçesinde nüfustaki kayıt yaşına göre 12’sinde evlendirilen, 13’ünde anne olan ve 14’ünde av tüfeği ile öldürülmüş olarak bulunan Kader Erten olayından sonra bakanımız “ Bu nikâhların çoğu masumane kıyılıyor. Kimse çocuğuna kötülük yapmak istemez” şeklinde bir açıklama yapabiliyor. İzmir’de kürtaj uygulanan tek kamu hastanesinde online kayıt sisteminde ‘kürtaj butonu’ kaldırılmak suretiyle kürtaj fiilen kaldırılıyor.Muhafazakar siyaset , kadın bedeni üzerinden kendini var etmeye çalışıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yargıda iş yükünün azaltılması ve yargının hızlandırılması amacıyla hazırladığı kanun tasarısı taslağı ile 15 yaşın altındaki kız çocuğuna tecavüz edenlerin ‘çocukla evlenmesi’ halinde, sanık hakkındaki hükmün ertelenmesini önererek 10 yıl önce AB’ye uyum yasaları kapsamında 2004 yılında Türk Ceza Kanunu’ndan çıkarılan düzenlemenin yeniden getirilmesini isteyebiliyor. Son dönemlerde temel insan hak ve özgürlüklerinin geriye gittiği , kadın haklarının baskılanmaya çalışıldığı ülkemizde temel insan hak ve özgürlüklerini korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli barolar olarak kadınların kişi güvenliği,dokunulmazlığı ,eşitlik , özgürlük, adalet ,kendi bedeni ve geleceği üzerinde karar alma hakkı taleplerinde ve mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu kamuoyuna duyururuz.” dedi.
Benzer Haberler
Gündemden Haberler
Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!
Tekrar deneyiniz.