TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 224.128
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.575
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 59
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.427
Zeynep DAĞDEVİRENOĞLU

SEÇİM IVIR ZIVIRI

Seçim zamanlarını hep görüntü ve ses kirliliği olarak düşünmüşümdür. Yerlerde dolaşan el bildirileri, ortalarda sesini sonuna kadar açmış dolaşan partilerin reklam araçları, elektrik direklerine asılmış parti bayrakları… Parti şapkaları, el..

SEÇİM IVIR ZIVIRI

Seçim zamanlarını hep görüntü ve ses kirliliği olarak düşünmüşümdür. Yerlerde dolaşan el bildirileri, ortalarda sesini sonuna kadar açmış dolaşan partilerin reklam araçları, elektrik direklerine asılmış parti bayrakları… Parti şapkaları, el bayrakları, rozetler, broşürler… Belli bir zaman dilimi içinde birilerine iyi gelir getiren bir takım ıvır zıvırlar… Türkiye çapında düşününce tanıtım masrafları parti başına oldukça yüklü bir miktar olsa gerek.

Bu sene benim rengim hala belli değil, o yüzden bu yazıyı okurken belli bir tarafı kötüleyip, bir başkasını tuttuğum sanılmasın. Sadece iki görüşe hiç sempati duymadığımı, diğerlerini de henüz neresinden değerlendireceğimi bilemediğimi söylemek isterim. Bir oy hakkım var, onu doğru kullanmam gerekiyor ve düşünüyorum.
Seçimleri bir yarış olarak düşünürsek kazanmak kadar kaybetmenin de doğallığını büyükler hazmedebilseler ne güzel olurdu. Meydanlar dolusu insana küçük çocuklar gibi bir diğerini kötüleyen laflar edilmese, yapılacak olan icraatlardan bahsedilse, günü yaşamaktansa geleceğe bakıp umutlanılsa güzel olurdu.
Geçtiğimiz haftalarda hem Kılıçdaroğlu hem de başbakanımız Yalova’ya geldi. Dikkatimi çeken bazı durumlar oldu. İki mitinge de katılmadım. Ama tesadüfen miting zamanında ortalardaydım başka işlerimden dolayı. İlk gün fazla dikkatimi çeken bir şey olmadı, herzamanki gibi seçim arabasının geçeceği güzergah bayraklarla doldurulmuş, meydan süslenmişti. Anonslar yapıldı, her şey oldu bitti.
İkinci gün AK Parti’nin günüydü. Ortalık çok kalabalık. Yine aynı güzergah, bu sefer kendi bayraklarıyla süslenmiş. Ben bir yere uğramam gerektiği için İstanbul Caddesi´ndeyim. Bir anda bir gürültü koptu, önde CHP reklam aracı, arkada AK Parti reklam aracı. Sesler sonuna kadar açık müthiş rahatsız edici. CHP’nin aracı bir anda sesini azaltıp sağa yanaştı ve diğerine yol verdi. Çok centilmence bir davranıştı. Gün kiminse öncelik ona aittir diye düşünmüş olmalı ki, yarışmaya kalkmadı, takdir ettim.
Sonra o günlerle ilgili bir gazetede köşe yazısı okudum. Yaşar Okuyan her iki parti başkanını da çiçeklerle karşılamış, mitinglerinin başarılı olmasını dilemiş. Müthiş ince bir davranış. Çok beğendim. Rekabet kavgayı değil centilmenliği gerektirir. Ancak mitinglerden birinde bu nezakate karşın farklı bir konuşma yapıldığı için halkın bir bölümü meydanı terk etmiş. Bunu da çok güzel buldum. Yiğidi öldür hakkını yeme demenin bir yolu.
Sonra, birkaç gün önce hani şu hesapta trafiğe kapatılmış olan Gazipaşa Caddesinde ailecek yürüyoruz. Arkamızda bir araç sesi duyduğum için biraz daha sağa yanaşıyorum oğlumla birlikte. Zaten yol kalabalık, ama olsun geçsin gitsin işte. Ben sağa doğru yanaşırken araç neredeyse ayaklarımın üstünden geçecek şekilde bir manevrayla seçim bürosunun önüne park etmeye kalktı. Ben sinirlendim, ama içindeki yaptığının zaten farkında değil, havalara girmiş, müziğin sesini sonuna kadar açmış duruyor. Beni duymadı ama arkamdan ailenin diğer fertleriyle birlikte gelen eşimin tepkisini duydu. Ne yaptı dersiniz?
Önce ters ters baktı, ona bir paye verilmiş ya biz biraz yürüdükten sonra aynı araçla önümüze kadar gelip,seni aklıma yazdım, ben sana sonra sorarım bakışı atıp, tam önümüzden dönüp park ettiği yere geri gitti.
Sorun şu: trafiğe kapalı alanda yaya önceliğini hiçe saymak, verilen payeyi kötüye kullanmak. Centilmenlikten bahsetmişken sanırım ilgili kişiler bu şahsın davranışını hiç onaylamayacaklardır, keşke haberleri olsa.
Bugünlerde sokağımızı mesken tutan CHP aracından rahatsızım. Park edip sesi sonuna kadar açmakla sokak sakinlerini irite etmekten başka bir şey yapmıyor.
Dediğim gibi şu anda tarafsızım. Düşünüyorum. Düşünürken bu incelikleri de hesaba katıyorum. Kabalığı, zorbalığı marifet saymayan insanlarla yaşamak istiyorum.
Bir an önce olsun da, bu görsel ve işitsel kirlilikten kurtulalım.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL