TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 225.064
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.904
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 62
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.143
Genel

KUTSAL MESLEK

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren öğrenmeye aç doğar. Daha minicikken etrafa meraklı gözlerle bakar.Eline aldığı her şeyi tanımaya ve öğrenmeye çalışır.Bütün kişilik özellikleri ilk yıllarda gelişir.Biraz daha büyüdüğünde ardı ardına sorular..

KUTSAL MESLEK

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren öğrenmeye aç doğar.

Daha minicikken etrafa meraklı gözlerle bakar.Eline aldığı her şeyi tanımaya ve öğrenmeye çalışır.Bütün kişilik özellikleri ilk yıllarda gelişir.
Biraz daha büyüdüğünde ardı ardına sorular gelmeye başlar.
Bu öğrenme açlığının doruk noktasıdır.
Ailelerinde aldıkları ilk eğitimden sonra,sümükleri akıp,donlarını toplayamazken okula başlarlar.

Bağımsız birer birey olmanın keyfine varırlar.
Bu en zor zamanlarında anne ve babalarından sonra yanlarında hayatları boyunca hayranlıkla izleyip büyük saygı duyacakları öğretmenleri onların anne ve babası olur.
Daha iki ile ikiyi toplayamadığımız,sudan çıkmış balık gibi etrafa baktığımız bu dönemde mucize gerçekleşmeye başlar.
Bırakın okuma yazma öğrenmeyi harfler bile bize çok yabancıdır.
Ellerimizdeki motor kaslar bile işe yaramazken,kalem tutmayı bir dal parçasından ayırmakta zorlandığımız bu dönem büyük mucizelere gebedir.
Burnumuzu hınkırmakla mendili aynı anda sümüğe denk getirmek bile çok zordur tek başına.
Ve sizin gibi 30-40 sudan çıkmış balık aynı sınıftasınızdır.
Kimisi ağlar annem nerde diye.
Kimi çişim geldi der.Bazen altına bile kaçırır bu çok yabancı yeni evinde.
Bazıları çok yaramazdır laf söz dinlemez.
İşte tam bu keşmekeşte sıcacık bir ses duyulur.
Çocuklaaar…
İşte bu hayatımızı bir oyun hamuru gibi eline alıp şekillendirecek yeni meleğin sesidir.
Bundan sonra o bize kılavuz olur.
Hep o sese koşar,koşulsuz ona inanır ve tüm talimatlarına uyarız.
O artık bizim için kutsaldır ve mesleği de en kutsal meslek…
O yabancı koskoca okulda yapayalnız değilizdir.Annemiz,babamız olur o ses bize.Hatta onlardan bile öne geçer.
Bir harf öğretenin bin yıl kulu kölesi olmuşuzdur artık.
Kırk kişiye okuma yazma öğretir.Dört işlem girer hayatımıza.Artık yaşamda birer birey olmuşuzdur.Markete gidebilir,evdeki konuşmalara katılabiliriz
O melek bizi ham bir hamurdan alıp şekillendirip renklendirmiştir artık.
Ele avuca sığmaz birer yaramazdan,aklını kullanan bireyler haline getirmiştir.
Mucize gerçekleşir…
Onlar hakkı ödenmeyecek,Kuran-ı Kerim’de yazan OKU emrini bize öğreten öğretmenlerimizdir.

Onlar bütün geçim sıkıntısını,aile içi sıkıntılarını sınıf kapısında bırakıp canla başla sevgi,ilgi ve bilim sunan birer askerdir.
Çünkü seçilmiş.özel insanlardır…

Evlerimizde bizler tek çocuğu bile sustaramaz,söz dinletemezken onlar kırk çocuğu tek bir bakışlarıyla yerine oturtup disiplini sağlarlar.
Sizlerin hakkı ödenmez ama ben yine de hakkınızı helal edin diyor kendi adıma borçlu gitmek istemiyorum.
Bu günde öğretmenlerimizi bulup arayarak,hal ve hatırlarını soralım.Onlara olan saygı ve sevgilerimizi bu günde fırsat bilip tekrar dile getirelim.
Benim üzerimde emeği olan bütün öğretmenlerimin öğretmenler gününü kutluyor;

Okuma yazma öğreten ilk öğretmenim GÜLER BASMAZ’A
Yalova’da ki ilkokul öğretmenim GÜLGÜN ÖZDEMİR’E
Ve hayatıma hep ışık olan,yol gösteren ve güç veren hayat öğretmenin aynı zamanda bana hep ablalık yapan AYŞEN DİKMEN’E
Orta öğretimde beni hep koruyup kollayan,velim olan,şu anda dahi yazabilmemi borçlu olduğum TURGUT KÖSE’YE teşekkür ediyor ve onların vasıtası ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum…
Baş öğretmenimiz yolumuzu aydınlatsın………….
Milli Eğitim programımızın, Milli Eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir.
Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz, Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz….
( Mustafa Kemal Atatürk )
İşte hayat burada aslında yeni başlar.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL