TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 214.957
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.012
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 53
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.194
Vesile KOÇ

KELEBEK ETKİSİ

Şehir içi minibüslere zam yapıldığı günden beri, Yalova’da daha fazla yürüdüğümü fark ettim. Kavurucu yaz sıcakları yüzünden yapamadığım yürüyüşleri, ZAM vesilesiyle hayata geçirdim. Minibüsçüler Odası Başkanı kendi kendime gerçekleştirdiğim bu..

KELEBEK ETKİSİ

Şehir içi minibüslere zam yapıldığı günden beri, Yalova’da daha fazla yürüdüğümü fark ettim. Kavurucu yaz sıcakları yüzünden yapamadığım yürüyüşleri, ZAM vesilesiyle hayata geçirdim. Minibüsçüler Odası Başkanı kendi kendime gerçekleştirdiğim bu protestoyu fark etmese de, sanırım havalar biraz daha soğuyana kadar tabanvay kullanmaya devam edeceğim 🙂

 

Neyse konumuz zaten minibüslere yapılan zamlar değil, yaptığım yürüyüşler sayesinde Yalova’da gözüme çarpanlar…

 

Belki çok klişe gelecek ama, Yalova sokaklarında çöp kutusu yok. Çikolata jelatinlerini ya da selpak mendilleri atmaya yarayan, ufak çöp kutularından bahsediyorum.

 

Halkımız da sağolsun o kadar hijyenik ki, kendi sağlıkları için pis ve dev çöp konteynırlarını açmaya çekinirken, minik çöpleri yere atmaktan çekinmiyor. Minik çöpler damlaya damlaya göl olurken, bu gölün temizlik işçileri tarafından toplanması bekleniyor. Merkez caddelerde her ne kadar reklam broşürlerine boğulmuş çöp kutuları bulunsa da; birilerinin, Yalova’nın sadece merkezden ibaret olmadığını hatırlatması lazım birilerine…

Reklam broşürleri demişken, geçen yazımda kısaca değindiğim panayır görüntülerini hatırlatmadan geçmeyeceğim. Çeyrek asırdır Yalova’da yaşayan bir insan olarak; hiç bir zaman, böylesine görüntü kirliliğiyle dolu caddeler görmemiştim. Sağa bakıyorum çirkin reklam panoları, sola bakıyorum dev reklam billboardları, kafamı kaldırıyorum reklam direğine dönmüş sözde aydınlatma direkleri… Allah’ım şu belediyenin borçları hemen bitsin de, temiz ve boş caddelerimize tekrar kavuşalım…

Kuşlu parktan geçerken ise; meşhur yazıya bakmaya çekiniyorum artık. Hani ”Mutlu Yalova”dan ”Umutlu”ya, ”Umutlu”dan ”Umuttur Yalova”ya dönen, facebook fotoğrafları çekilen yazı var ya 🙂 Lütfen bu değişimleri hobi haline getirdiyseniz ya da sigara gibi bağımlılık yaptıysa, Allah aşkına bir dahakine anket yapın ve orada ne yazacağına Yalovalılar karar versin…

Trafik sorununa ya da her yağmurda göle dönen Yalova alt yapısına değinmeyeceğim ve güzel hayallerle tamamlayacağım yazımı…

Yürüyüş yapmanın en keyifli taraflarından biri hayal kurmaktır. Ben de bu keyiften kendimi mahrum bırakmıyor ve Yalova’nın hep daha güzel bir cazibe merkezine dönüştüğünü hayal ediyorum. Mesela Şehit Ömer Faydalı Caddesi’ndeki eski binalara dış cephe kaplamaları yapıldığını ve Çınarcık’a giden turistlerin o binalara hayranlıkla baktıklarını düşünüyorum… İstanbul Caddesi’nde yürürken ise; İstiklal Caddesi’ni hayal ediyorum. Daracık yol trafiğe kapatılmış ve herkes keyifle alışverişlerini yapıyor… Yalova sahilinde de umumi tuvaletler yerine, daha fazla yeşillik olduğunu düşlüyorum. Ama tam tersine; ağaç kesimlerinin gerçekleştirildiğini görüp, derin bir ahh çekiyorum kendi kendime… Sonra sahilden Safran Deresi’ne doğru dönüyorum. Yalova’nın en güzel yürüyüş alanlarından birine. Ve herkes gibi o derenin ıslah edilip göl şeklinde doldurulduğunu, Venedik’teki gondollar gibi insanların sandal keyfi yaptıklarını hayal ediyorum… Sonra aynı senin gibi ”POFFF AMMA DA ATTI” diyerek vazgeçiyorum düşlerimden…

Yine de olmaz olmaz deme, olmaz olmaz…
Kelebek etkisi başlar ve biz göremesek de torunlarımız görür bu hayalleri 🙂

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL