TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 128.854
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 975
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 4
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 946
Genel

KABE’nin Bekçisi TÜRK’ler

Ülke gündemi malum meşgul.. Anayasa için yapılacak olan oylamada kim ne oy kullanacak,kim hayır kim evet diyecek tartışıladursun,bu güzel ülkemde TÜRK olmanın ve TÜRK kalabilmenin neredeyse ve hatta SUÇ sayılacak..

KABE’nin Bekçisi TÜRK’ler

Ülke gündemi malum meşgul..

Anayasa için yapılacak olan oylamada kim ne oy kullanacak,kim hayır kim evet diyecek tartışıladursun,bu güzel ülkemde TÜRK olmanın ve TÜRK kalabilmenin neredeyse ve hatta SUÇ sayılacak duruma geldiği bir dönemdeyiz.Amerikan postalı aşıkları,Arap düşkünlerinin yeni tanımlaması Türkiyelilik gibi devşirme bir kavram.Oysa tarihini bilmeyen ve öğrenmeyen bir güç tarafından yönetiliyor olmak ise kendim adıma UTANÇ sebebi..
Oysa TÜRK olmaktan çok Arap olabilmeyi yeğleyenlere,damarlarındaki asil kanın aslında taşıyamayan için KUDRET olamayacağı da tarihi gerçektir.
Bu nedenle Mübarek Ramazan ayı arifesinde kendini TÜRK hisseden,bu millete ait olabilme şerefine nail olmayı hak sayanlara tarihten bir alıntı ile cevap vermek atam,dedem adına bir görev oldu.

Osman bin Talha Türk kökenli bir Araptır, kendisi ve soyu Kabe ve çevresinin yönetim sorumlusudur.
Osman bin Talha Süreyc kabilesindendir. Süreyclilerin Orta Asya’dan gelen Türkler olduğu Arap tarihçilerinin eserlerinde de geçmektedir. (897-960 yıllarında yaşamış olan tabakat bilginlerinden Ebu’l Ferec el-Isfahani’nin Ağani isimli eserinde. 1.B.245.)
Süreyc kabilesinin mesleği kılıç ustalığıdır.
Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV) Mekke’yi feth etmiş, o gün Kâbe’deki putları kırmış ve Kâbe’nin anahtarlarının getirilmesini istemiştir.

Kâbe’nin anahtarları, o an içim müşrik olan, Osman Bin Talhâ’dadır. (Mekke’nin fethî 11 Ocak 630 tarihidir.)
Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV) Mekke’yi feth ettiğinde; uyuyanı uyandırmamış, ağaç kestirmemiş, kapıları zorlatmamış, çoluk çocuğa dokundurtmamış kısacası zorbalık yaptırmamıştır. Zorla kimseyi Müslüman yapmamıştır. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “Sen tebliğ et” emrini uygulamıştır. Allah’ın emri dışında hareket etmemiştir.

Peygamber Efendimiz (SAV) Kâbe’nin anahtarlarının getirilmesini ister. Bu görevi bilindiği gibi Hz. Ali’ye verir.
Hz.Ali emir üzerine gider, Osman Bin Talhâ’yı bulur. Anahtarları ister. Osman Bin Talhâ anahtarları vermeyi kabul etmez. “Kâbe’nin anahtarlarının yıllardır kendi soylarında olduğunu ve Hz.Muhammed (SAV)’in peygamberliğine inanmadığını” söyler. Hz. Ali ısrar eder. Çünkü ’emri’ Peygamber Efendimiz (SAV)’den almıştır. Ne pahasına olursa olsun ’emri’ yerine getirmek istemektedir. Hz. Ali, Osman Bin Talhâ’nın elini sıkar, canını yakarak anahtarları zorla elinden alır.
Hz. Ali, anahtarları alarak, Peygamber Efendimiz (SAV)’in yanına gelir. Hz. Peygamber (SAV)’e anahtarları uzatır. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) anahtarları Hz. Ali’den teslim alır.Ve şaşılacak bir şeklide Hz.Ali’ye tekrar anahtarları Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) uzatır ve şöyle buyurur:
“Ali, bu anahtarları git Osman Bin Talhâ’ya teslim et” der.
Hz.Ali şaşırır ve sorar:
” Ey Allah’ın Resulü (SAV), az önce emrinizle gittim, anahtarları aldım, getirdim size teslim ettim. Şimdi de emrinizle aynı şahsa anahtarları teslim etmemi emir buyurdunuz. Bunun hikmeti nedir ki?” diye sorar.
Peygamber Efendimiz (SAV) bir çok sahabenin yanında şu ibret verici sözleri söyler:
“Ya Ali, sen anahtarları yolda bana getirirken, Yüce Allah, dostum Cibril ile bana vahiy gönderdi: ” EMANETİ EHLİNE VERİNİZ! “

Kâbe’nin anahtarları uzun yıllardır Osman Bin Talhâ ve soyundadır. Onlar Kâbe’nin nasıl temizleneceğini, nasıl sahip çıkılacağını çok iyi bilirler. Emanetin ehilleri onlardır. Bu Allah buyruğudur: “Git ve teslim et!”
Hz. Ali bu emir üzerine hemen geri döner ve Osman Bin Talhâ’yı bulur ve anahtarları eliyle Osman Bin Talhâ’nın eline uzatır.
Bu sefer şaşırma sırası Osman Bin Talhâ’dadır. Anahtarları alır ve sorar:
” Ya Ali, az önce anahtarları elimden zorla alan sen değil miydin? Niye geri getirdin?” der.
Hz.Ali olanları anlatır: “Bu konuyla ilgili Peygamber Efendimiz (SAV)’e Ayet geldiğini, Peygamberimizin (SAV)’de anahtarları geri yolladığını” söyler.

Osman Bin Talhâ, müşrik iken bu hadise üzerine koşa koşa Peygamber Efendimiz (SAV)’in yanına varır ve Efendimizin (SAV) şahitliğinde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olur.

Umarım bu tarihi gerçek,ülke içerisinde kargaşa ve ayrımcılık yaratmak isteyen,Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Milletini karşı karşıya getirmekten,adeta Türk Askerini ‘düşman askeri’ durumuna düşürmekten çekinmeyen sığ,hain ve basiretsiz birtakım TÜRKİYELİLERE ışık olur..
On bir ayın sultanı Ramazan yaklaşırken ağlayarak defalarca okuduğum ve gurur duyduğum bu ibret verici olayı paylaşmak istedim.

Dinlerin en yücesi ve ırkların en güzeline sahip,Dünya’da eşi benzeri olmayan Türk Milletine,Ramazan ayının bolluk,bereket getirmesini diliyorum.

Güzel yurdumda,huzur,barış daim olsun…

Bütün işler de ehillerine verilir…..

‘HAYIR’lı bir Ramazan geçirmeniz dileğiyle..

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL