YABANCI

Uzun zamandır böyle hissediyorum.Sanki bana bu şehirde herşey yabancı…

Yolda yürüyorum yol yabancı…Hergün geçtiğim sokaklar yabancı…

Denize bakıyorum yabancı…Hava yalancı…Su yabancı…

Esnafa bakıyorum pek çoğu yabancı…

Sahide yürüyüş yapıyorum,herkes yabancı…

Balığın tadı yalancı…

Meyve yabancı…

Çiçeklerin kokuları yalancı…

Mantı bile yalancı….

Belediye yeni seçilmiş hepsi birbirine yabancı…

Verilen sözler yalancı…

Sözleri verenler yabancı…

İnsanların gözlerine bakıyorum,onlar çok yalancı…

Kalplere bakıyorum riyacı…

Sözlere bakıyorum,iftiracı…

Sevgilere bakıyorum,falancı…

Dillere bakıyorum, I don’t understand something…

Konuşulanlara bakıyorum,palavracı…

Anlamaya çalışıyorum,Fransız….

Kızmaya çalışıyorum,düşmanın bile akıllısını…

Yabancı yönetmenin çektiği köy filminde figüran halim…

Gülmeye çalışıyorum,kahkaha bile yasakçı…

Şehir bana yalancı,ben bu şehre yabancı…

İşte bu adam diyorum,onlarda kraldan çok kralcı….

Charles Baudelaire’ın sevdiğim şiiridir…YABANCI…..

Söyle, Anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı bacını mı, yoksa kardeşini mi?

“Ne anam, ne de babam var, ne bacım, ne de kardeşim.”
“Dostlarını mı? ”
“Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız.”
“Yurdunu mu? ”
“Hangi enlemdedir bilmem.”
“Güzelliği mi? ”
“Tanrısal ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz.”
“Altını mı? ”
“Siz Tanrı’ya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim.”
“Peki, neyi seversin öyleyse sen, olağanüstü yabancı? ”
“Bulutları severim… işte şu… şu geçip giden bulutları… eşsiz bulutları! ”

Charles Baudelaire

Exit mobile version