Daha önce sizlerle paylaştığım “KADIN’IN YASAL HAKLARI” isimli yazımın devamı niteliğindedir.
Medeni Kanuna göre erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemezler. Ancak hâkim olağanüstü durumlarda, 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Bu iznin alınması için mahkeme başvurulması gerekmektedir.
Ancak hiç kimse zorla evlendirilemez. Evlenecek olan kişiye zorlama yapıldığında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. Ayrıca zorla evlendirilen kişi, Medeni Kanuna göre evliliğin iptali davası açabilir. Bu dava evlenme tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır.
TCK aralarında resmi evlenme akdi olmaksızın dini nikâh yaptıranlar ve yapanlar hakkında hapis cezası öngörmüştür. Bu kişiler daha sonra resmi nikâh kıyarlarsa kamu davası ve hükmedilen ceza ortadan kalkacaktır. Resmi nikâh olmaksızın dini törenle evlenenler, eşlerinden kalan mirasta da pay sahibi olamayacaklardır. Birliktelikleri sona ermesi durumunda ise yine evliliğin sona ermesi hükümlerinden yararlanamazlar. (maddi-manevi tazminat, nafaka, mal paylaşımı gibi)
Şunu unutmamak gerekir ki, her şeyden evvel evlilik birliği içerisinde eşimizle eşit haklara sahibiz. Medeni Kanuna göre eşler evlilik birliğini birlikte yönetirler. Aile reisi kavramı artık Medeni Kanundan çıkarılmıştır. Çalışmıyor olsanız bile, ev içerisindeki emeğiniz aile geçimine katkı olarak değerlendirilecektir. Evlilik birliğindeki kararlarda da eşit oy hakkında sahipsiniz. Eşler ailenin oturacağı konutu tek başına seçme hakkında sahip değillerdir. Kanuna göre her türlü karar birlikte almaları gerekmektedir. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu satamaz, ipotek koyduramaz. Eğer oturduğunuz evin satılmasını istemiyorsanız tapu kütüğüne aile konutu şerhi koydurtarak evin satışını engelleyebilirsiniz.
Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır. Ancak evlendirme memurluğuna yapacağı başvuru ile kocasının soyadı önüne önceki soyadının yazılmasını talep edebilir. Evlenirken bu hakkını kullanmayan kadın, daha sonra bu işlemi her zaman yaptırabilir. Ancak evlenmesini rağmen sadece kendi kızlık soyadını kullanmak hakkı TC Kanunlarına göre kadına verilmemiştir. Ancak 2004 yılında TC vatandaşı bir kadın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak bu hakkı elde etmiştir.
Eğer eşiniz aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ediyor ise, hâkimin müdahalesini talep etme hakkına sahipsiniz. Hâkim bu durumda, eşleri yükümlülükleri konusunda uyararak öncelikle uzlaştırmaya çalışır. Gerektiği takdirde de önlemler alır. Hâkim diğer eşin tasarruf yetkisini sınırlayabilir. Aile Mahkemesi hâkimliğinden tedbir talebinde bulunabilirsiniz.
HERKESE İYİ BAYRAMLAR…