HUKUKSUZLUK

 

Yolsuzluk operasyonlarında görevli polislere yönelik başlatılan operasyondaki hukuka aykırı uygulamalar tartışılıyor.

Yolsuzluk ve terör soruşturmalarında görevli polislere yönelik başlatılan operasyondaki hukuka aykırı uygulamalar tartışılıyor. Sulh Ceza Hâkimlikleri, kararları ile ‘hukuksuzluk sembolü’ olurken; avukatlar soruşturma savcısı ve sorgu hakimini HSYK’ya şikayet etti. Hukukçuların büyük tepkisini çeken soruşturma, önümüzdeki dönemde hem Anayasa Mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sürecinde Türkiye’nin başını ağrıtacak ihlaller içermektedir.

AİHS’ye göre yakalanan herkesin derhal bir yargıç veya yasayla adli görev yapmaya yetkili kılınmış bir kamu görevlisinin önüne çıkarılması zorunlu. Aynı zamanda bu kişi makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahiptir. Emniyet mensuplarının sorgusunda Türkiye’nin kendi mevzuatı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki (CMK) en fazla 4 gün olan yasal düzenleme aşıldı. Polisler, hiçbir kanuni dayanak olmadan 8 gün zorla adliyede tutuldu. Gözaltı süresinin aşılması nedeniyle Türkiye’nin 5. maddenin 3. paragrafıyla korunan makul gözaltı süresi şartının ihlali olarak yorumlanabilir.

AİHS’nin 5. maddesinin 4. paragrafına göre gözaltına alınan kişilerin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve eğer tutulma yasaya aykırı ise serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahip olması gerekiyor. Bazı şüphelilerin ifadelerinin hiç alınmaması, avukatlar olmadan ifade alınmak istenmesi, bazı ifadelerin tamamının zapta alınmaması ve tutuklanan sanıklara aleyhindeki delillerin açıklanmaması gibi uygulamalar Türkiye’nin AİHM tarafından yüzlerce kez mahkûmiyet almasına sebep olmuştur. Ayrıca, polislerin müvekkillerinin adliyede dilekçe verecek hakim ya da savcıya ulaşamaması da hak ihlallerinden. Bu davaların sonucu ne olursa olsun AİHM’nin 5.4 ve 6. maddelerin ihlali nedeniyle Türkiye’yi mahkum edeceğini işaret eden içtihat niteliğinde yüzlerce karar bulunuyor.

6. maddenin 3. paragrafının c bendine göre şüphelilerin kendisini bizzat savunma veya seçeceği bir avukatın yardımından yararlanma hakkı vardır. Ancak, söz konusu soruşturmada hakim emniyet mensuplarının avukatlarını önce mahkeme salonundan çıkarmaya çalıştı. Ardından şüphelilerin baronun atayacağı başka avukatlar tarafından temsil edilmesi şart koşuldu.

Savunma avukatlarının dile getirdiği hakimin tarafsızlığına ilişkin şüpheler de AİHM açısından sorun teşkil ediyor. AİHS’nin 6. maddesinin 1. paragrafına göre herkes, adil ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkına sahip. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması şüphelilerini tahliye eden ve Facebook adresinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a övgüler olan Hakim İslam Çiçek’in sulh ceza hakimliğine atanması hakkında “yanlış olmuş” diyerek özeleştiride bulunmuştu. Bu noktada aynı hakimin, yolsuzluk soruşturmasını yapan polislerin de dahil olduğu soruşturmada görev alması, savunma avukatlarının hakimin tarafsızlığına ilişkin şüphelerini güçlendiren açık delillerden.

Exit mobile version