TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 128.854
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 975
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 4
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 946
Uncategorized

EĞİTİM BİR-SEN’DEN VAHŞETE TEPKİ

Eğitim-Bir-Sen Yalova Şube Başkanı Uğur Hakan Tan Tarsus’ta geçtiğimiz günlerde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın hunharca katledilmesine tepki gösterdi.Tan, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:  “Tarsus’ta üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın vahşice bir..

EĞİTİM BİR-SEN’DEN VAHŞETE TEPKİ

Eğitim-Bir-Sen Yalova Şube Başkanı Uğur Hakan Tan Tarsus’ta geçtiğimiz günlerde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın hunharca katledilmesine tepki gösterdi.Tan, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:  “Tarsus’ta üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın vahşice bir cinayete kurban gitmesi milletimizi derinden sarstığı gibi ülkemiz ve milletimizin yarınlarıyla ilgili çaba ve kaygıları bulunan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen camiasını da derinden sarsmış ve yaralamıştır” dedi Bu müessif hadise, dünyayı adalet güneşiyle aydınlatmış, barış ve güvenin timsali olmuş büyük bir medeniyetin mirasçılarının nasıl özünden koparıldığını, pozitivist eğitimle nasıl birer caniye dönüştürülebildiğini göstermesi bakımından da ayrıca büyük bir üzüntü kaynağı olduğunu belirten Tan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Halkının kahir ekseriyetinin adı ‘barış’ anlamında olan, her türlü emniyeti teminat altına almış bulunan İslam dinine mensup olduğu bir ülkede mal, can, ırz-namus emniyetini vahşiyane bir biçimde ihlal edebilenlerin bulunduğunu gösteren bu müessif olay,  bu insanların hangi toplumsal vasatta, hangi eğitim sisteminde yetiştirildiğine dair soruları da beraberinde getirmektedir.Biz biliyoruz ki, Batılılaşma süreciyle birlikte toplumumuzun temel dinamikleriyle oynanmıştır. Önce toplumu İslam’dan uzaklaştırma ve dinsizleştirme mücadelesi verilmiştir. Dini kurumların kapısına kilit vurulmuş, din adamları itibarsızlaştırılmış, dini ritüelleri yerine getirenler toplumdan dışlanmıştır. Bireyi toplum içerisinde yetiştiren ve kontrol altında tutan, ‘mahalle’ diye bir kurumsal yapı, ‘mahalle baskısı’ ifadesiyle pejoratif bir adlandırmayla tarumar edilmiştir. Ahiret inancı ve hesap günü kişilerin gündeminden düşürülmüş ve toplum bireylerinin birbirine iyiliği emretmesi kötülükten nehyetmesi şeklinde cereyan eden toplumsal kontrol mekanizması işlevsizleştirilmiş, tamamen içgüdüyle hareket eden bireylerden müteşekkil bir toplum meydana getirilmeye çalışılmıştır. Manevi alan ıssızlaştırılmış, ruh desteksiz bırakılmış, ruhsal yozlaşma toplumsal çürümeyi beraberinde getirmiştir.Bu milletin yüz yıl önce ayıp, günah ve yasak gibi yaşamını şekillendiren kavramları vardı. Ayıp, örfî bir terimdir, bir milletin yaşama alışkanlıkları içerisinde hoş görülmeyeni ifade eder. Ayıp kavramını dikkate alan kişi topluma karşı yükümlülüğünü dikkate alır. Günah, din terminolojisine aittir ve dini açıdan doğru bulunmayanı ve men edileni ifade eder. Günah kavramını dikkate alan kişi Allah’a karşı hesap vereceğinin korkusuyla hareket eder. Yasak ise kanuna ilişkin bir kavramdır, yapılmasında somut kanuni yaptırımla karşılaşılacağını ifade eder. Yasak kavramını dikkate alan kişi devlete hesap vereceğini bilerek hareket eder. Bugün ayıp ve günah kavramlarının toplumda belirleyiciliği kalmamıştır. Bunlar aynı zamanda iç kontrol mekanizmalarıdır. İç kontrol mekanizması vicdandır.  Devletin yasağı tek başına emniyeti temine yetmemektedir. Her kişinin başına bir polis dikme imkânı yoktur. “Kork Allah’tan korkmayandan” denilmiştir. Allah’tan korkandan korkmaya, Allah’tan korkanın başına polis dikmeye gerek yoktur. Bugün medeniyet değerlerini ihya etmeye dönük çalışmalar türlü güçlüklerle ilerlerken televizyon dizileri, sinema filmleri, tiyatro oyunları gibi imkânlar toplumu dejenere etme ve medeniyet birikimini tahrip etme yönünde kullanılmaktadır. Her türlü sapık ilişkiler televizyon ekranlarında sıradan davranışlar olarak yansıtılmakta, televizyon ekranlarının yetiştirdiği bozuk zihniyetli bireyler infial uyandıracak boyutta şenaatler işlemekten imtina etmemektedirler.     Çevrenin ve eğitim sisteminin ciddi bir ıslaha ihtiyacı vardır. Müfredat programına kadına şiddetin önlenmesine ilişkin konuların yerleştirilmesi şeklindeki yetersiz tedbirlerle kadınları korumak ve yüceltmek mümkün değildir. Kadına gerçek değerini veren zihniyetin gönüllere yerleştirilmesini sağlayacak köklü değişikliklerin yapılması elzemdir. İdeolojik biçimlendirme aygıtı işlevi yüklenmiş eğitim sistemi kökten değiştirilmeden bu sistemden arızalı çıktıların elde edilmesinin önüne geçme imkânı yoktur. Sistem baştan ayağa değiştirilmeli, maddi ve manevi alanı birlikte geliştiren çift kanatlı bir yapıya büründürülmelidir.Albert Camus, “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakınız” diyor. Biz, Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü temele alarak üzerine bir medeniyet inşa etmiş bir milletiz. Böylesine vahşiyane cinayetlerin yaşandığı bir ülke ve toplum olmak bu milletin hak ettiği bir görüntü değildir. Yaşanan müessif olay, büyük sorunlarımızın olduğunu göstermektedir. Özgecan Aslan’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor, böylesine müessif hadiselerin bir daha yaşanmamasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyoruz. Zalimler için yaşasın Cehennem!”  diyerek sözlerini tamamladı. YALOVA EĞİTİM-BİR-SEN BAKAN AVCI’DAN EĞİTİM ÇALIŞANLARININ SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNÜ İSTEDİAyrıca geçtiğimiz günlerde Ak Parti Kadın Kolları Kongresi için Yalova’ya gelen Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya, Eğitim-Bir-Sen Yalova Şube Başkanı Uğur Hakan TAN tarafından Eğitim Çalışanlarının ve Okulların sorunları iletildiği açıklandı Eğitim-Bir-Sen Yalova Şube başkanı Uğur Hakan Tan yaptığı açıklamada “Sayın bakanımızla görüşme fırsatı bulduk,  kendisine özelde Yalova’daki, genelde ise  Türkiye’deki eğitim çalışanlarının sorunlarını bildirdik ve sendika olarak çözüm önerilerimizi sunarak, sorunlarımızın ivedilikle çözümünü istedik. Bakanımız da ilettiğimiz konularla ilgili Bakanlık olarak çalışmalar yaptıklarını ve sorunlara çözüm üretmeye çalıştıklarını bildirdiler” dedi.Tan sözlerini şöyle sürdürdü; “Öğretmenlere tuttukları nöbet karşılığı haftalık 4 saat nöbet ücreti ödenmesi, 4/C’li personelin kadroya geçirilmesi, Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi,  1982 model darbe mahsülü kılık kıyafet yönetmeliğinin kaldırılması, Vergi dilimi nedeniyle memurların ikinci 6 ay için alamadıkları zamlarını almalarının sağlanması, Okullara bütçe verilmesi, hizmetli ve memurların  sınav, kurs gibi fazla mesailerinin ücretlendirilmesi, öğretmenlere erken emeklilik ve yıpranma tazminatı verilmesi, sınav ve ekders ücretlerinin 2 katına çıkarılması, Şura Kararları’nın en kısa sürede uygulanması, hafızlık eğitimi için ortaokuldan sonra da imkan sağlanması, 1999 öncesinde olduğu gibi karma eğitim zorunluluğunun kaldırılması gibi konuları sayın bakanımıza ilettik. Amacımız hem eğitimimiz hem de eğitim çalışanlarımız için daha iyi koşulların sağlanmasıdır” dedi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL