TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 224.128
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.575
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 59
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.427
Zeynep DAĞDEVİRENOĞLU

CEZAYI YEDİK

  Geçen gün bin bir zahmetle GOP tarafından Şehit Ömer Faydalı Caddesine geçtik. Adım adım ilerleyen trafiğin içinde söylenip duruyorum. Çünkü yaklaşık 1 saat önce GOP tarafına geçişimiz de adım..

CEZAYI YEDİK

 

Geçen gün bin bir zahmetle GOP tarafından Şehit Ömer Faydalı Caddesine geçtik. Adım adım ilerleyen trafiğin içinde söylenip duruyorum. Çünkü yaklaşık 1 saat önce GOP tarafına geçişimiz de adım adım olmuş. İşimiz 5 dakikalık ama küçücük Yalova’da yol mağduru olmuşuz. Söyleniyorum çünkü park yasağına rağmen park etmiş araçlar yolu daraltmış, söyleniyorum çünkü aniden sağ tarafımızda açıklık bulan bir uyanık yolumuzu kesmeye çalışıyor, söyleniyorum çünkü her taraftan bir yaya fırlıyor, söyleniyorum çünkü kesişen yollar adım adım ilerleyen trafiğe rağmen arapsaçı gibi.
Söylenmemin sonunun gelmeyeceğini kendim de anladığım için, eşime dedim ki, “bu memlekete her türlü abuk yasayı koyuyorlar AB uyum aşaması diye, hadi dedim trafiği de benzetsinler Avrupa’ya”. Ben ki kurallara azami uyan biriyken Almanya’da zorlandım içime fenalık geldi, bak gör” dedim, “birbirine sataşan, ben senden iyiyim diyen güruhlar bile çuvallayacak.” Tabi şimdi kibar yazıyorum ama söylerken hiç öyle değildim.
Bu kadar söylenmeme sebep olan şeylerden biri sabah okuduğum bir haberdi. Sanki her şey kuralına göre yapılıyormuş gibi şu “kızlı erkekli evde kalma” meselesiyle ilgili ilk cezanın kesildiği, gerekçenin gürültü yaptıkları olduğuydu. Ben iki senedir malum havuzdan gürültü sebebiyle rahatsız olurken, çalmadığım kapı kalmamışken, 3-5 tane öğrenci tek bir şikayet üzerine ilk cezayı yemişti. Ne kadar gürültü yapmış olabilirler ki diye düşündüm safça. Sebebin gürültüyle alakası olmadığını bile bile.
Neyse, o akşam bir arkadaşım da sosyal medyada olta balıkçılığının yasaklandığını bildirmişti. Haber sabah çıkmış ben görmemişim. Bu sefer başladım buna söylenmeye. Eşim “yahu” dedi, “pek çok ülkede bu böyle, eğitim verilir, sertifika verilir vs.” “Eğer,” dedim, “bu ülkede her şey yolu yordamıyla yapılsa içim gam yemez. Ama sen bakkal kültürü olan bir millete gece 22’den sonra perakende alkol satışı yasak dersen, bazıları için tuttuğu 2 balık keyiften çok çocuklarının karnını doyurmak amaçlıysa, bana kalırsa önceliği başka kurallara vermek gerekir.”

“Burada Avrupa’daki gibi akşam 20.00’den sonra her yer kapanmaz. Burada çoğu insan ihtiyaçlarını tek tek alır. Çocuğunu bakkala yollarsın ekmek aldırırsın, 5 dakika sonra yağ bitmiştir onu aldırırsın, bir koşu gider yoğurt alırsın. Bazı şeyler değişmek için zamana ihtiyaç duyar. Elzem olanları yapmadan detaylarla uğraşırsan çuvallarsın.” Sonra, uyum diyerek alkol satışını düzene koyacaksın ama öğrenci evlerine karışacaksın. Hangi AB ülkesinde var böyle bir şey?” Uzun lafın kısası fena doluyum, ne duysam parlamaya hazırım.

Birkaç gün önce eve geldiğimde eşim bana bir zarf uzattı. “Bak” dedi, “ceza yemişiz.” Baktım trafik cezası. Ne için olduğunu görünce az kalsın küçük dilimi yutacaktım. Taş Sokak’ta kaldırım üstüne park ettiğimiz için 77 TL ceza kesilmiş. Sokağın başında park edilmez tabelasının altında her gün aynı dükkanlara ait araçların park ettiğini takip ederseniz görürsünüz. Sokak sakinleri defalarca şikayet etmelerine rağmen hiçbir şekilde cezai işlem yaptıramadıkları bu araçları başka yere yönlendirmeyi başaramamışken, annemin evinin önüne park ettiğimden dolayı cezayı ben yedim.

Taş Sokak iki aracın yan yana geçmesini ancak sağlayacak genişlikte olduğu için ve gerektiğinde ambulans, itfaiye, çöp kamyonu gibi büyük araçlar sokağa girmekte zorlandığından park yasağı uygulaması getirildi. Kaldı ki, sokakta kaldırım denilen 50cmlik beton çıkıntıların üstünde belediyenin çöp konteynırları , kocaman bir elektrik dağıtım kutusu bulunmakta çoğu zaman kaldırımın nerede olduğu bile görülmemektedir.

Derdim ceza değil. Evet kaldırım üstüne park etmek yasaksa, ben de yapmışsam cezama razıyım. Ancak park edilmez tabelasının tam altında duran o 3 aracın sahibi ya çok zengin, her gün ceza ödemeye razı. Ya da, işin içinde başka durumlar var. Kimsenin günahını almak, bilmeden yargılamak istemem, ama ben bunun açıklamasını duymak istiyorum.
Son günlerde duyduklarım, gördüklerim ve yaşadıklarım beni şaşkına çeviriyor. Haklıların haksız olduğu,torpilin yoksa hiçbir işini yaptıramadığın bu iğrenç düzenin içinde yaşamak istemiyorum. Sadece diyorum ki, alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL