TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 224.128
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.575
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 59
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.427
Vesile KOÇ

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; Ülkelerin birinde, ismi ”Yalakova” olan bir şehir varmış. Toprağı balçık olsada bereketli,..

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; Ülkelerin birinde, ismi ”Yalakova” olan bir şehir varmış. Toprağı balçık olsada bereketli, coşkun dereleri, inci gibi denizi ve çağlayan şelaleleri ile tanınan bu bölgeye; Ulu önder ”Su Şehri” adını vermiş.

”SU”yu ile o kadar ünlüymüşki bu şehir; köylerinden akan çeşmeler, her köşesinde oluşan göletler, hatta yağmur suyunu çekmediği için ”Yalakova” adını aldığına dair rivayetler…

Bu güzel şehrin halk tarafından sevilen birde yöneticisi varmış. Öyle eli bol ve akıllıymış ki, barajında biriken suları bile kapasiteyi aştığı gerekçesiyle; komşu şehirlere dağıtır, ihtiyaç sahipleriyle bu nimeti paylaşırmış. Aynı zamanda bölgenin suyu; fazla olduğu kadar, çok da temizmiş. Başka şehirlerde yemeğe bile musluk suyu kullanılmazken, Yalakova’da kimse içme suyuna para vermez, çeşmeden gönül rahatlığıyla içerlermiş. Hatta sularla çevrili topraklarında mutlu mesut yaşayan halkın bir kısmı, su faturası bile ödemezmiş.

Fakat saadet dolu yıllar sonsuza dek sürmemiş…

Günler haftaları, haftalar ayları, aylarda yılları kovalamaya başlamış. Küresel ısınma evreni, iklim değişikliği denilen bir illet de ülkenin dört bir yanını sarmaya başlamış. ”Su Şehri”nde yağmur daha az yağmaya, kışın beklenen kar hasret olmaya başlamış. Buna rağmen tehlikenin farkına varamamış Yalakovalı’lar. Bir gün sularının tamamen biteceğini hesap etmemişler.

Zaman geçince şehrin başkanıda değişmiş. Yeni yönetim daha büyük problemlerle uğraşmaktan ”SU”yun ”S”sini akıllarına bile getirmemiş. Yöneticiler ”MUTLU”nun önüne ”U” harfi koymakla alakadar olurken, halkta ALS hastalığı için başlatılan su savaşlarının içinde bulmuşlar kendilerini..

Ülkenin bir çok yerinde yağmur yüzünden sel felaketleri yaşanırken, Yalakova’ya bir çiğ tanesi bile düşmemiş. Barajda çekilen suyun yarattığı tehlikeyi, sular kesilene kadar farketmemişler. Herkesi yavaş yavaş susuzluk korkusu sarmaya başlamış. Kesintilere ara verilip, şebekelerden su gelmeye başlandığında; halk litrelerce stok yapmaya, daha çok balkon yıkamaya, sebzeleri telef olmasın diye daha fazla bahçe sulamaya başlamışlar.

Yani su kesintileri de çare olamamış tasarrur yapmaya, daha da artmış israf Yalakova’da. İnsanlar hemen günah keçisi araya başlamışlar aralarında. Kimisi şehrin yöneticisini suçlamış, kimisi suyu kullanmayı bilmeyen halkı. Kimi su birliği başkanını taşlamış, kimi de zamanında suları dağıtan eski başkanı. Kimi yardım etmeyen komşu şehirleri vefasızlıkla suçlamış, kimi de suyu kaçak kullanan vicdansızları.

Karabulutlar Yalakova’nın üzerinde dolaşmaya devam ederken, aylardan sonbahar gelmiş. Yağmur mevsimi umut ışığı olmuş herkese. Edilen dualar kabul olacak, baraj yeniden sularla dolacak, yapılan su kesintileri son bulacakmış. ”Su Şehri”nde yaşanan zor günler unutulacak, birbirine küfür edenler tekrar sarılacak ve halk hiç bir ders çıkarmadan tekrar bilinçsiz su tüketimine başlayacakmış.

Bin nasihatten daha iyi olan bu musibet unutulacak ve Yalakova’da hayat tekrar eski, huzur dolu günlere geri dönecekmiş.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Sitemizde yapacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL